Fransız halkı üzerine yaptığım toplumbilimsel tahlilleri sizlerle paylaşacağım.
Haussman’ın Paris’i
Paris’i Haussman inşa etmiştir modern dönemde. Tabii Paris’i inşa ederken Haussman Napolyon’un büyük desteğiyle yapmıştır ne yapacaksa. Örneğin her yolu Champs et Lycées meydanına çıkarma fikrini o yürürlüğe koymuştur. Sebep bana göre 1828 ile başlayan Sosyalist/İşçi Hareketin durdurulmasını sağlamaktır. Çünkü bu meydanda o dönem dizilen toplar ayaklanan işçilere çok kolay yöneltilmiş ve burada bir katliam yapılmıştır. Bunun yanında Haussman’ın Paris’inde artık merkeziyet hakkı dinden kraliyete ya da iktidara geçmiştir. Ve bugünün modern insanlarının mabedi haline gelmiştir bu kent.
Modern Bireyin Paris’i
Paris’te bugün insanlar metroda yaşarlar. Bizler insanları sabah ulaşım, akşam televizyon ve gece uyku hengâmesi içinde buluruz Paris’te. Bireyler kendilerini toplumdan soyutlamış bir şekilde yaşarlar orada. Benim Suriye’de gördüğüm toplumsal hayat Paris’te yoktur. Modern birey televizyon kölesi gibidir. O her daim ona bağlıdır. Suriye’de insanların bana yönelttiği bir soru var. Diyorlar ki: “ Paris’te herkes çok kültürlü değil mi?” Bu soru her zaman beni güldürmüştür. Kendine kendilerine bile yetmeyen kültürleri vardır çoğu insanın Paris’te. Çünkü modern Paris sadece zenginlerin Paris’i değildir; o aynı zamanda banliyöde yaşayan insanların da Paris’idir.
Geleceğin Paris’i
Geleceğin Paris’i bana göre tüm yeteneklerini yitirmiş yaşlı bir insan gibi olacaktır. Yani tarihine gıpta ile bakan ama tüm her şeyi başka kentlere ve özellikle Asya kentlerine kaptırmış kıskanç bir yaşlı kent olacaktır. Seçimler Fransa’nın kaderini belirleyecekken aynı zamanda Paris’in de kaderini belirleyecek bence. Çünkü artık Paris yapacağı yapmış hayattan el etek çekmiş bir insan gibidir. Bu insanı mutlu etmek mi yoksa sadece güçler dengesinde yerini almak mı Fransa’nın yeni hükümeti için önemli olacaktır. Bence ikinci seçenek. Ve böylece düzensiz göç ve banliyölerin ikinci insan muamelesi görmeleri gerçeği Paris’i gerçekten tahtından indireceğe benziyor.
Françoise Dimanche
http://tacmahal.org/yazioku.asp?page=23